Doğal Olarak Sağlıklı Nesiller…
Şifalı Bitkiler olarak etiketli yazılar
Atkuyruğu Otu
18 Haz
Atkuyruğu (zemberekotu) :
Atkuyruğugillerden; kök sapı ömürlü olan, nemli yerlerde yetişen bir bitkidir.
Faydası : İdrar tutukluğunu giderir. İdrarı artırır. Böbrek taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. İdrar torbasındaki iltihabı giderir. Kan işemeyi keser. Albümin miktarını düşürür. Zatülcenp ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Nikris ve romatizmanın şikayetlerini giderir. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır.
Atkestanesi
18 Haz
Atkestanesi (hindkestanesi) :
Atkestanegiller familyasından; süs olarak yetiştirilen iri bir gölge ağacıdır. Nisan-Temmuz aylarında çiçek açar. Meyveleri kestaneye benzer. İçinde nişasta, saponin ve yağ vardır.
Faydası : Kabuklarından yapılan ilaçlar ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Tohumları ise romatizma ve mafsal ağrılarını giderir. Varis flebit ve basur memelerinin tedavisinde ve deri çatlaklarını gidermekte kullanılır.

Özel Bitki Çayları
6 Haz
Kahve
Kahve Günde 4-5 fincandan fazla alındığında kalp ritmini bozabilir, bağırsaklarda kolit atakları başlatabilir, kandaki yağ oranında artış, karaciğerde yorgunluk yapabilir. ve sinir sisteminin kafeinle aşırı uyarılması, sinir ve huzursuzluğa neden olabilir. Ayrıca kahvenin midenin boşalmasını sağlayan bağırsak hareketlerim artırıcı bir özelliği de vardır. Bu özelliğinden dolayı, yemeklerin daha çabuk sindirilmesini sağlar. Boş mide-ye fazla kahve içilmemesinin veya ülserde koyu kahvenin yasaklanmasının altında yatan nedenlerden biri de budur. Ayrıca hamilelerde ve emziren kadınlarda kahveyi azaltmak çok daha doğru olur.
Ayurveda çok fazla kahve tüketimini tercih etmemekle birlikte, Kapha beden tiplerinin kahveyi az miktarda ve makul ölçülerde tüketebileceğini kabul eder. Son zamanlarda piyasada bulunan kafeinsiz kahveler daha az zararlıdır.
Adaçayı
üç beden tipi için de faydalıdır. Haşlama veya demleme yöntemiyle yapılır. Uzun süre kaynatmak iyi değildir. Yapısında doğal olarak bulunan bazı Maddeler, özellikle bayanlar için, hormonal açıdan çok yararlıdır. östrojene benzer etkiler içerdiğinden erkeklerin çok fazla miktarda ve uzun süre içmesi önerilmez, içinde doğal uyarıcı maddeler olduğu için gündüz saatlerinde içilmeli, akşam yatarken içilmemelidir, fazlası uykuyu kaçırabilir. Mikrop öldürücü özelliği vardır. Boğaz enfeksiyonlarında gargara yapmakta kullanılabilir. Tansiyon düşüklüğüne iyi gelir. çok koyu içilmemelidir. Az miktarda içilmelidir. ingilizce’de bu bitkiye, sage tea adı verilmiştir. Bu da, ulu, bilge anlamina gelir. Hem doğu hem de batı kültürlerinde bu çayın, kişinin ruhsal açıdan daha Pozitif olmasına yardımcı olduğuna inanılır.
Anason
Vata larda ve Pitta larda faydalıdır. Ağrı kesici, sakinleştirici ve Gaz söktürücüdür. özellikle karın ağ-rılarında yararlıdır. Menopoz öncesi ve östrojen eksikliği bulgularım rahatlatıcı özelliği vardır. Uykuya rahat geçişi sağlar, 2-3 çay kaşığı Anason, kaynar Suda demlenerek içilir.
Biberiye
sıcak Su içine konur. Tadı biraz acımtıraktır. Tok karna içildiğinde yağları eritici ve kolesterolü düşürücü etkisi de vardır. Yurtdışında yapılan bazı araştırmalarda vücuttan iyi bir toksin atıcı olduğu ve bazı Kanser türlerine karşı koruyucu etkisi bulunduğu gözlemlenmiştir.
Bitki çayları
Son yıllarda damak zevkimize uygun yiyeceklerin yenmesine, lezzetli çayların veya Sıvıların içilmesi de eklendi. Gittikçe artan bir sıklıkta şekerli, asitli, katkı maddeli, boyalı içecekleri içer olduk. Uç tatlara ve lezzetlere alışınca doğadaki özgün aromalardan ve tatlardan yeterince zevk alamaz hale geldik. Hiç siyah çay; kahve; boyalı, şekerli ve gazlı meşrubatlar dışın-da ara sıra Bitki çayı içmeyi denediniz mi? Bu Bitkiler, doğanın birer hediyesidir. Doğru ve bilinçli kullanıldı-ğında aynı zamanda birer Sağlık kaynağıdır. Bazılarının toksin atıcı etkisi vardır, bazılarının ise boşaltıcı, sindirim sistemini rahatlatıcı ve gevşetici. Doğada bazı Bitkiler zayıflamaya, bazıları su tutmaya yöneliktir. Her Bitkinin çayı aynı şekilde yapılmaz. örneğin Adaçayı ve şahtere gibi bitkiler kaynatılmamalıdır. Bu tip bir bitkinin içindeki yararlı maddeler, fazla kaynatılın ca zararlı hale gelebilir, Adaçayı üç Dakikadan fazla kaynatılırsa yararlı özelliklerini kaybeder. Bu Bitki, demlenmelidir. Bazı Bitkilerin de tam tersine, kaynatılarak özünün çıkartılması gerekir. Ihlamur, havlıcan, zerdeçal bu tip Bitkilere örnektir.
Genelde bitki çaylarını tek başına içmek daha doğrudur. iki veya üçten fazla bitkiyi aynı zamanda karıştırıp kullanmak özel durumlar dışında pek doğru değildir.
Funda
Genelde piyasada satılan karışım halindeki birçok zayıflama çayının içinde bulunur. Tadı oldukça buruk ve hafif acımtıraktır. Yağları eritmek için tok karna 1 -2 fincan içilir. Ancak çok uzun süreli ve fazla miktarda içilmesi uygun değildir. çok koyu içildiğinde kabızlık yapabilir.
Hibiskus (hatmi)
Kuşburnuyla ilgisi yoktur. YabanÃ?® bamyagillerden bir bitkinin lale şeklindeki çiçekleridir. Koyu mor renklidir. Vata’lar için uygundur. özellikle öksürük ve soğuk algınlığında yararlıdır. kış aylarında yapılan diyetlerde yardımcı bir bitki çayı olarak içilebilir. Oldukça ekşi bir tadı vardır.
Havlıcan
Kapha lara ve Vata lara faydalıdır. Kökü kaynatılırsa, gaza ve hazımsızlığa iyi gelir. Kullanımı çok yaygın değildir.
Ihlamur
Halk arasında çok sevilen ve tüketilen bir bitkidir. kışın üst solunum yolları enfeksiyonlarında kullanılır. Bronşlardaki salgıları sulandırır. idrar söktürücüdür. Uyku yapar. Kaynatılarak içilir. Yemek saatine doğru içildiğinde, iştahı azaltıcı etkisi de vardır.
Isırgan otu
Bağışıklık sistemim kuvvetlendirir. Demir içerdiği için kansızlıkta da yararlıdır. Kanı temizler. Alerjilerde ve egzamalarda faydalıdır, Kaynatılması gerekir. Tadı buruktur. Pıtta ve Kapha lar için daha uygundur, vata’ların bir parça esmer şeker ve Limonla içmelerini öneririm. sık tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonlarında iyi bir yardımcıdır. sık ve sürekli içilmesi uygun değildir.
Lavanta
Tek başına kullanılmaz. Grandileri , yani parçacıkları toksiktir. Az miktarda, kırıntı halinde kullanılırsa kişinin kendini iyi hissetmesini sağlar. Diğer çaylara eklendiği takdirde sinir sistemini rahatlatır. Karışım halinde dahi, en fazla 2-3 granül kullanılır.
Melisa
Bütün beden tipleri için faydalıdır. Dünyada yaygın biçimde tüketilir. Tansiyonu düşürür. Uyku ya par. çarpıntı gibi şikayetler olduğunda ve sinirsel rahatsızlıklarda yararlıdır. idrar söktürücüdür. Melisa ağacının yapraklarından elde edilen doğal haldeki Melissa officinalis dışında aynı familyadan elde edilen kültür Bitkisi çeşidine de oğulotu adı verilir.
mısır püskülü/maydanoz
irar söktürücü özelliği vardır. idrar boşaltımını artırarak ödemi sökmeye yardımcı olur. Bir tutam mısır püskülü ile bir avuç maydanoz kaynatılarak hazırlanır.
Nane
Sinir sistemine yararlıdır. bulantıyı geçirir. Diyet esnasında çok faydalıdır. Mide yanmasına iyi gelir. Nane özellikle sinir sisteminin ve kalbin dostudur. özellikle Pitta’lar için uygundur, ıık bir şekilde ve içine nöbet ekeri konarak içilmelidir. Yazın içine nane konarak yapılan cacıklar çok iyi bir Pitta dengeleyicidir. Diğer beden tipleri ise Sıcak içebilir. Vata lar biraz şekerli ve limonlu, Kapha’lar ise az limonlu ve şekersiz içmelidir,
Kuru nanenin yaprakları kaynatılarak aroması çıkarılır. Poşet çaylarda kullanılan
malzemenin organik olup olmadığına bakılmalıdır.
Papatya
Asırlardır halk arasında yaygın olarak kullanılır, doğal bir idrar yolları antiseptiğidir. Gaz söktürücüdür. Sindirimde rahatlık sağlar, zayıflamaya yardımcı çaylar arasındadır, ağrı kesici etkisi vardır.
Rezene
Sindirim sistemini rahatlatır. Kolit, gaz ve karın ağrısına iyi gelir. Uzun süre hazımsızlık çeken ve gaz şikayeti olan birçok hastamda, sadece rezene çayı içmekle bile önemli bir rahatlama sağlandığım gözlemişimdir. ağır yemeklerden sonra kahve veya kola yerine içilecek bir bardak ılık rezene çayı, sindirime yardım eder. Vata beden tipine uygundur, Pitta lar ılık olarak içebilirler, Kapha ların çok fazla içmesi önerilmez.
Kakule
Osmanlı döneminde iyi kahve yapanlar, kahveyle beraber kakule de çektirirmiş. Kahvenin uyarıcı etki sini dengeler. 1-2 kahve kaşığı kakule sindirime çok faydalıdır. oğal gıdaların sindirilmesinde ve mide rahatsızlıklarında kullanılabilir. Kakule dinçlik veren zararsız bir uyarıcıdır. Koyu bir kahve içmektense, ağza kakule alıp çiğnemek daha iyi bir uyarıcı etki yapar.
Karanfil
Tansiyonu yükseltir, ağrıyı keser, ağız antisepsisini ve lokal analjeziyi sağlar. Ağız kokularına engel otur. çayı yapılmaz, ağır bir tadı olur. Ilık su içine 3-4 tane atılarak ve 1-2 damla Limon damlatılarak içilir. Tarçın, kuşburnu ve zencefille beraber tüketilebilir.
Kekik
Kapha lar için daha yararlıdır. Pazarlarda arıtılmış kekik Suyu ve normal kekik bitkisi halinde bulunur. Kekik bol olarak tüketildiğinde düşük tansiyonu normale çıkarır. Kekik suyunun, şekeri yüksek olan kişilerde, şekeri dengeleyici etkili vardır.
Kök zencefil
Kapha lar için uygundur, Vata lar kullanabilir, Pitta lar daha az kullanmalıdır. Yazın aşırı sıcaklarda Pitta lara uygun değildir. Son yıllarda üzerinde en çok konuşulan preparatlardan biridir. Kaynatılması gerekir. Sadece haşlanırsa aromasını vermez. Agni denilen sindirim ateşini artırır, bu nedenle de yağların sındirimine yardımcı olur. iyi huylu kolesterolü yükseltir. Hazmı kolaylaştırır. Soğuk algınlığına karşı et kilidir. Osmanlı devrinden beri bilinen bir baharattır. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. üst solunum yolları enfeksiyonlarına iyi gelir. Her 3 beden tipine de faydalıdır. Afrodiziyak etkilidir.
Kök zerdeçal
Uzakdoğu da zencefil gibi yaygın kullanılan bir baharattır. Karaciğeri kuvvetlendirici etkisi vardır. Sarılık geçirmiş kişilere ve egzamaya yatkın cildi olanlara çok faydalıdır. Köri baharatının en temel bileşenidir. çay olarak tüketilmeye uygun değildir. Ancak karışık çayların içine konabilir. Toz olarak yemeklerin üzerine serpilebilir veya bir parça Balla ka-rıştırılıp macun şeklinde tüketilebilir. özellikle karaciğeri kuvvetlendirdiği için genel olarak allerjilerde, cilt problemlerinde ve genelde Pitta dengelenmesinde yararlıdır. özellikle uzun süreli diyetlerde karaciğerin iyi korunması çok önemlidir. çünkü kirli gıdalardan, kimyasal maddelerden ve yanlış yapılan uzun diyetlerden en çok karaciğer etkilenir. Ayurveda ya göre, cilt karaciğerin aynasıdır. Ciltte çıkan kırmızı lekeler de genel olarak karaciğer rahatsızlığının bir belirtisidir. işte zerdeçal, karaciğerin en iyi destekleyicisi ve temizleyicisidir. Ayrıca tokluk hissi de sağlar.
Kuşburnu
C vitaminin uzun süre koruyabilmesinden dolayı, özellikle kışları içilen popüler bir çaydır. Eğer kişinin midesinde aktif gastrit varsa veya tansiyonu çok düşükse dikkatli kullanmalıdır. Vücudun mikroplara karşı direncim artırır. şeker hastalığında ve egzama tedavisinde yardımcıdır. Doğu Anadolu’nun yüksek kısımlarında doğanın hediyesidir. Marmelat olarak da tüketilir. Demir içerdiği için Kansızlık tedavisinde çok faydalıdır. Kabızlık ve Hemoroit tedavisinde ılık lapa olarak 20-25 Dakika makat bölgesine temas ettirilerek tutulursa hemoroit plaklarını büzer ve toparlar.
Sarı kantaron
ingilizcesi St. Johns-wort olan ve ülkemizde sarı kantaron adıyla bilinen bitki, dünyada da yaygın olarak kullanılır. Mide dostudur. Mide ağrılarında bir rahatlama sağlar. Depresyona iyi gelen etken maddesi hiperisin, suda değil Alkolde çözündüğü için sadece çayım içerek depresyonu geçirmesini beklemek yanlıştır. Buruk bir tadı ve sarımtırak bir rengi vardır.
Sinameki
Senna grubu ekstreleri birçok ilacın içinde bulunur. Devamlı ve uzun süreli kullanılırsa bağırsak tembelliği yapar. Bağırsağın villus adı verilen fırça şeklindeki hücrelerinin yapısını bozar. Tek başına ve koyu içildiğinde hafif karın ağrısı ve gaz yapabilir, rezeneyle karıştırılarak kullanılırsa bu etkisi azalır. Kabızlık tedavisinde bol ılık su içilmesi, lifli gıdaların yenmesi ve egzersiz yapılması daha doğaldır.
Siyah çay
Türkiye nin birçok bölgesinde aşırı miktarda, koyu demli siyah çay tüketilir. çay, az ve açık içilirse uygundur, ancak fazla tüketildiğinde içerdiği tein, kafeine benzer bir etki gösterir ve çarpıntı, sinir, mide kazınması, çabuk acıkma ve uykusuzluk yapar, Ayrıca tein, diüretik , idrar söktürücü olduğundan, vücuttaki suyu da azaltır.
Siyah çay, demir bağlama özelliğine sahip olduğundan, aşırı ve koyu içilirse, Kansızlığa yol açabilir. Bu nedenle, özellikle uzun süreli diyetlerde, çayı çok açık içmek, yemek arasında içmemek ve demir içeren gıdalarla birlikte tüketmemek, kansızlıktan korunmak için gereklidir.
Tarçın
Hazır çekilmiş halde veya kabuk şeklinde bulunur. Gaz söktürücü ve iştah açıcıdır. Vata ve Pitta lar için faydalıdır. Kabuğu kaynatıldığında, 2-3 Dakikada aromasını verir.
Yeşil çay
Bildiğimiz normal çayın mayalanmamış, harmanlanmamış doğal şeklidir. Uzakdoğu, Batı Avrupa ve Amerika da zayıflamaya ve toksin atmaya yararlı etkisinin bilimsel olarak saptanmasıyla, tüketimi ciddi şekilde artmış, çayları, tabletleri, sabunları piya-saya çıkmıştır. Günde 3 4 fincan yeşil çay içmenin, uzun vadede kansere karşı koruyucu olduğu bilimsel olarak ispat edilmiştir. Günde 3 4 fincan yeşil çay içmek, daha sağlıklı olmak, hastalıklara yol açan serbest radikalleri temizlemek ve vücuttan toksinleri atmak, zayıflama hızım artırmak gibi pek çok yarar sağlayacaktır. Yurtdışında yapılan bazı araştırmalarda, günde ortalama 3 4 fincan yeşil çay içen Kişilerin aylık ortalama kilo kaybının, diğer kontrol gruplarına oranla daha fazla olduğu saptanmıştır. Bu etkiye, yeşil çayın içindeki iştah azaltıcı bazı maddelerin yol açtığına inanılır. özellikle Uzakdoğu da, Japonya gibi yeşil çayı bolca tüketen toplumlarda, çok kilolu insanların pek görülmemesi, elbette ki tesadüf değildir. Tadı buruk olduğu için, çok kaynatılması ve aşırı koyu yapılması yeşil çayın tadım bozar. Genelde hiçbir bitki çayı çok acı ve koyu içilmemelidir.
Tatlandırıcılar
Bal
Doğal bir tatlandırıcıdır, fakat Balda dikkat edilmesi gereken nokta, içine konduğu Sıvı ısısının 40 C yi geçmemiş olmasıdır. Eğer 40 C yi geçerse ama denilen toksin açığa çıkar. çayları çok kaynatmak, balla beraber kaynatmak ve ballı çayı aşırı sıcak içmek doğru değildir.
Beyaz rafine şeker esmer şeker
Tüm çaylarda tatlandırıcı olarak rafine beyaz şeker yerine, kuru dut gibi doğal tatlandırıcıların kullanılması karaciğer için daha sağlıklıdır. özellikle kuru dutun içindeki doğal şeker, karaciğer için oldukça faydalıdır.
Rafine şekerler kullanıldığında süratle kana karışır, pankreastan hızla insülin salgılanır ve kana karışan insülin, tekrar kısa süre içerisinde kan şekerini düşürür ve vücudun tatlı yeme ihtiyacı hissetmesine neden olur. Yani, yemekten sonra içilen bol beyaz şekerli bir çay, bir süre sonra tatlı yeme ihtiyacı doğurur. Böylece bir kısırdöngünün içine girilmiş olur.
Esmer şeker, beyaz şekerin alternatifidir.
Kapha lar ve Pitta’lar çayları şekersiz içmelidir. Kapha lar sıcak içerken, Pitta lar ılık-sıcağımsı, yazın ise ılık içmelidir. Vata lar ise içine biraz esmer şeker ve limon koymalıdır.
Eğer çay şekersiz içilemiyorsa, o zaman tatlandırıcı olarak yukarıda söz ettiğimiz gibi Bal, esmer şeker veya dut kurusu kullanılmalıdır.
Şifali Bitkiler Sözlüğü
27 Şub
Acıbakla
Lupine / Lupin / Lupine) 10-100 cm yüksekliginde, sik tüylü, bir senelik bitkiler. Yapraklar el seklinde parçali, uzun sapli, 5-9 yaprakçiklidir. Çiçekleri dik salkim durumunda, beyaz veya mavimsi renkli, çiçek taç yapragi kelebek seklindedir. Yahudi baklasi diye de taninir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Akdeniz bölgesi, Bursa, Antalya ve Konya çevreleridir. Memleketimizde üç türü bulunmaktadir.
Beyaz yahudi baklasi: Beyaz çiçeklidir. 120 cm kadar yükseklikte, bir yillik bir bitkidir.
Sari çiçekli yahudi baklasi: Vatani, Orta ve Güney Avrupa’dir.
Mavi çiçekli yahudi baklasi: Vatani, Akdeniz çevresi memleketleridir.
Kullanildigi yerler: Tohumlarinin idrar söktürücü, kan temizleyici ve kurt düsürücü tesiri vardir. Bazi türlerinin kavrulmus tohumlari “sebze kahvesi” ismiyle kahve yerine kullanilmaktadir. Fakat alkaloid tasiyan türlerinin bu sekilde kullanilmasi tehlikelidir.
Acıçigdem: ( Herbstzeitlose / Krokus / Colchique / Colchicum / Autumn crocuses) Boyu 10-30 cm yükseklige ulasan, otsu ve yumrulu bir bitki. Sonbaharda morumsu pembe renkli, 6 parçali çiçekler açar. Yaprak ve meyvalari ise ilkbaharda ortaya çikar. Sonbaharda çiçek açtigindan dolayi halk arasinda “güz çigdemi” olarak da bilinir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Türkiye’de pek bulunmaz. Avrupa’nin sulak çayirlarinda bol miktarda yetisir.
Kullanildigi yerler: Tibbi önemi haiz bir bitkidir. Kullanilan kismi yumru ve tohumlaridir. Tohum ve yumrularin idrar arttirici, terletici, müshil ve romatizma agrilarini dindirici etkisi vardir. Alkaloitlerin çok yüksek zehirleyici özelligi oldugundan, bu droglar, dahilen ancak hekim kontrolünde kullanilabilir. Eskiden halk arasinda romatizma agrilarini dindirmek için haricen kullanilirdi. Bunun için bir tutam aci çigdem tohumu, 2-3 dis sarmisak ile havanda iyice dövülür. Elde edilen sulu kisim da bir tülbente emdirilip, agriyan kisma sarilir. Bu pansuman birkaç gün arka arkaya tekrarlanir.
Adamotu: (Alraunwurzel / Mandragore / Mandrake) Mavimsi-mor renkli çiçekler açan, rozet yaprakli ve kazik köklü çok yillik otsu bir bitki. Kökleri insana benzedigi için, bu isim verilmistir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Bati ve Güney Anadolu.
Kullanildigi yerler: Kökleri % 0,3 oraninda Hiyosiyaminlerle Skopolamin alkaloitlerini tasir. Bundan dolayi zehirli bir bitkidir. Agri kesici, yatistirici, cinsel gücü arttirici etkileri vardir. Halen tedavide çesitli preparatlarin terkibinde kullanilmaktadir. Rastgele kullanildiginda zararli olur.
Adasoğanı:(Scille / Scillae bulbus / Sea onion / Urginea maritima) Zambakgillerden bir çesit bitkidir. Yapraklari uzun serit seklindedir. Çiçekleri yesil ve beyaz damarlidir. 2 kilogram kadar olan sogan kismi, yapraklarinin altindadir. Aci ve zehirlidir. 7,5 gram adasogani, bir insani rahatça öldürebilir.Tazeyken kullanilmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soganin etli olan orta kismi, dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Çok iyi bilmeden kullanilmamalidir.
Kullanildigi yerler:Idrar söktürür. Kalp hastalarinda vücudda biriken suyu bosaltir. Azotemiyi azaltir. Böbrek hastalari kullanmamalidir.
Ahlat: (Yabanarmudu / Piraster / Pirus elaegrifolia / Wild pear-tree / Poirier sauvage) Gülgillerden, kendi kendine yetisen ve üzerine armut asilanan bir agaçtir. Yemisi iyice olgunlastiktan sonra yenir.
Kullanildigi yerler: Meyveleri ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarinda, filizi ezilip yaraya sürülür.
Ahududu: (Himbeere / Framboise Common / Rasberry bush) Agaç çilegi ve sultan bögürtleni olarak taninir. Haziran-temmuz aylari arasinda beyazimtrak renkli çiçekler açan, 30-150 cm boyunda, çok senelik, dikenli, çali görünüsünde bir bitkidir. Daglik mintikalarin orman ve korularinda tesadüf edilir. Gövdesi dalli, dikenli ve yatiktir. Yapraklari 3-5 parçali, sivri uçlu, yaprak sapi kivrik dikenlidir. Çiçekler ekseriya dallarin ucunda 5-10 çiçekli salkim halindedirler. Meyvesi etli ve birçok eriksi tipli meyvelerin biraraya gelmesi ile meydana gelmis, küre biçiminde, kirmizi renkli ve güzel kokuludur. Meyveleri temmuz ve agustos aylarinda olgunlasir. Çogu çesitleri bahçelerde yetistirilir. Umumiyetle sonbaharda 1-1,5 m aralik birakilmak suretiyle dikilir. Ahudutlari her 6-7 senede bir yenilenmelidir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgeleri.
Kullanildigi yerler: Kullanilan kismi, meyve, çiçek ve yapraklaridir. Meyveler tamamen olgunlastiklari zaman toplanir. Yapraklarinda tanen, meyvelerinde ise organik asitler (malik asit, sitrik asit vs.) seker, pektin, uçucu ve sabit yaglar bulunmaktadir. Yapraklari bogaz hastaliklarinda gargara için kullanilir. Çiçeklerinden romatizma ve nikris (gut) hastaliklarinda faydalanilir. Taze olarak, seker ve böbrek hastaliklarinda perhiz yiyecegi olarak istifade edilir. Halk arasinda ishal ve atesli hastaliklara karsi tavsiye edilir.
Akdiken: (Gemeiner Kreuzdorn / Nerprun Alaterne / Common Buckthorn) Mayis-haziran aylarinda, sari-yesil renkli, küçük çiçekler açan bodur bir agaç. Orman ve koru kenarlarinda bulunur. Dallari karsilikli, uçlari diken halindedir. Yapraklari karsilikli ve saplidir. Çiçekler küçük demetler halinde bir araya toplanmistir. Küre seklinde ve bezelye büyüklügündeki meyvasi evvela yesil, olgunlukta morumsu-siyah renk alir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Bolu ve Trabzon civari.
Kullanildigi yerler: Bitkinin kullanilan kismi taze meyvalaridir. Meyvelerinde yag, renkli maddeler, seker ve glikoz vardir. Iyi bir müshildir. Surubu yapilir. Müshil ilaci olarak kullanilir. Bunlardan baska meyvelerinen yesil bir boya da hazirlanir. Memleketimizde yetismekte olan bir Akdiken çesidi de “Cehri” adiyla anilir. Bu cins sadece memleketimizde yetisir.
Anason: (Anis / Anis / Anise) Haziran-agustos aylarinda, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliginde, bir senelik bitki. Gövde dik, silindir biçiminde, içi bos, çok dalli, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yapraklari uzun sapli, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bilesik semsiyelerde toplanmislardir. Meyveleri armut seklinde küçük, üzeri tüylü, yesilimsi sari renklidir.Basta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde yetistirilir. Kültür anasonunun vataninin Anadolu oldugu tahmin edilmektedir.Meyvalarinda nisasta, müsilaj, sabit ve uçucu yag bulunmaktadir. Uçucu yag miktarlari bitkinin cinsine ve yetistigi yerin sartlarina baglidir. Uçucu yagin % 80-90’i anetoldür. Anetol, zehir etkili fakat bu etkisi çok olmayan bir maddedir. Meyvelerinden su buhari distilasyonu ile elde edilen anason yagi, hemen hemen renksiz ve karakteristik kokuludur. Anason tipta midevi, bagirsak gazlarinin tesekkülünü önleyici, hazmi kolaylastirici ve gögüs yumusatici olarak kullanilir. Ayrica nefes darligi, öksürük ve kalb çarpintisi rahatsizliklarinda da etkilidir. Anason yüksek dozda alindiginda bas agrisi, uyusukluk, görme zorlugu yapar. Daimi kullananlarda anisizm hastaligina sebeb olur. Bilhassa çocuklara uyku vermede, midede tesekkül eden gazlari gidermede çok faydalidir. Bebekler için bir çay kasigi tohum bir bardak suya olmak üzere çay olarak hazirlanir. Yemeklerden önce veya süte katilarak bir kaç çay kasigi verilir. Büyükler % 1-2’lik çayini günde 2-3 bardak alabilir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Bütün Anadolu
Kullanildigi yerler: Kullanilan kismi, meyvalari ve yapraklaridir. Meyveleri tamamen olgunlastiktan sonra toplanir ve gölgede kurutulur. Hazmi kolaylastirir. Istahsizligi giderir. Mide ve barsak gazlarini söktürür. Idrar artirir. Migren agrilarini keser. Astim, nefes darligi ve bronsitte görülen sikayetleri giderir.
Andızotu: (Atgözü / Kizilagaç / Inula / Inula helenium / Annuèe inule) Bilesikgillerden, menli yerlerde yetisen, 1 metre kadar sapi olan bir çesit ottur. Yapraklari büyük, yumusak ve yuvarlaktir. Çiçekleri sari renkte olup, aci ve kokuludur. Kökü kalindir. Meyveleri küçük, fistik kozalagina benzer.
Kullanildigi yerler: Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikroplari öldürür. Vücudda biriken tuzu atar. Üremi, nefrit, sistit, Idrar yollari hastaliklarinda faydalidir. Nefes darligini giderir. Karaciger hastaliklarini tedavi eder. Kasintilari keser. Fazla kullanildigi zaman, mide bulantisi yapar.
Ararot:(Maranta nisastasi / Arrow-root) Sicak iklimlerde yetisen “Maranta” adli kamistan veya ona benzer baska bitkilerin köklerinden çikarilan beyaz bir tozdur. Nisastadan daha incedir. Kokusu ve tadi yoktur.
Kullanildigi yerler: Çocuk mamasi yapiminda kullanilir. Süt çocuklarina ve nekahat dönemindeki hastalara verilir. Hastaliklardan sonra görülen halsizlikleri giderir.
Ardıç:(Wacholder / Geniévre / Juniper) Kisin yapraklarini dökmeyen daimi yesil agaçlardan. Yapraklari küçük pulsu veya igne seklinde olup 1-2 cm uzunlugundadir. Bir evcikli veya iki evcikli bitkilerdir. Ardiç yemisi diye anilan kozalaklari disi agaçlar üzerinde bulunur. Ardiç türleri kozalaklarinin büyüklügüne, rengine ve özellikle her kozalagin içinde bulunan tohumlarinin sayisina göre birbirinden ayirt edilir.
Çesitleri ve kullanildigi yerler: Sicak iklimlerde ve korunmus alanlarda agaç gibi büyümesine karsilik, soguk bölgelerde çali manzarasindadirlar. Genel olarak odunu yumusak ve dayaniklidir. Kursun kalem yapilir. Kerestesi de demiryolu traversi olarak kullanilir.
Bütün Kuzey Yarimküre’de yetisen 60 türü vardir. Memleketimizde 8 ardiç türü yetismekte olup önemlileri sunlardir:
Katran ardici (Juniperus oxycedrus): Trakya ve Anadolu’da yaygindir. Çali veya küçük bir agaç seklindedir. Yapraklari üçlü ve baticidir. Kozalaklari kirmizimsi olup iki tohumludur. Dallarindan elde edilen katrani cilt hastaliklarinda kullanilir.
Adi ardiç (Juniperus communis): Memleketimizde Trakya bölgesinde tesadüf edilen çalimsi veya küçük agaçlardandir, yapraklari baticidir. Kozalaklari mavimsi siyah renkli, üç tohumludur. Idrar söktürücü olarak kullanilir.
Bodur ardiç (Juniperus nana): Memleketimiz daglarinda, özellikle Kuzey Anadolu daglarinda genis topluluklar meydana getirir. Kozalaklari mavimsi siyah renklidir. Yenir ve idrar söktürücü özelliktedir.
Kokar ardiç (Juniperus foetidissima): Dogu Akdeniz Bölgesi agacidir. Memleketimizin daglik yerlerinde yetisir. Sürgünleri dört köseli, kozalaklari mavimsi siyah renkli, 1-2 tohumludur. Yapraklar ezildigi zaman fena kokular çikarir.
Yüksek ardiç (Juniperus excelsa): Memleketimizin daglik bölgelerinde yetisir. Sürgünleri dört köseli degildir. Kozalaklari mavimsi siyah renkli, 4-6 tohumludur.
Finike ardici (Juniperus phoenicea): Bati ve Güney Anadolu’da yetisen çalimsi, bodur agaçlardandir. Kozalaklari kizilimsi kahverengi, 4-9 tohumludur.
Aslanağazı:(Kurtagazi / Tavsandudagi / Anthirinum / Linaire / Muflier) Türlü renklerde yetisen güzel görünümlü bir bitkidir. Kokusuzdur. Daha ziyade süs bitkisi olarak kullanilir.
Kullanildigi yerler: Balgam söktürür. Bronsitte rahatlik verir.
Aslandişi: (Yabani acimarul / Karahindiba / Taraxacum officinalis / Dent de lion / Dandelion) Bilesikgiller familyasindan, yol kenarlarinda, çayir ve hendeklerde yetisen bir çesit bitkidir. Yapraklari rozet seklindedir. Çiçekleri saridir. Taze yapraklari salata olarak yenilebilir. Kökünde, Teraxacin, Levulin, Inulin ve seker vardir. Yapraklari ilkbahar, kökleri ise sonbahar aylarinda toplanip kurutulur.
Kullanildigi yerler: Idrar söktürür. Mesane ve kalinbagirsak iltihaplarini giderir. Gögsü yumusatir, öksürügü keser. Balgamli ishalleri keser. Karaciger siskinligini indirir. Böbrek ve safra taslarini düsürür. Sarilikta faydalidir. Anne sütünü artirir. Taze filizleri kirildigi zaman akan sütü de disleri temizler. Ögütülen kökü, kahveye de katilir
Ayrıkotu:(Gemeine Qecke / Chiendent commun / Common Couch Grass / Scutch / Twitch) Temmuz-agustos aylari arasinda yesil veya morumsu-yesil renkli basaklar veren, 30-100 cm boyunda, çok senelik otsu bir bitki. Toprak altinda çok fazla yayilmis olan ana kökleri bulunur. Bilhassa kumlu topraklari sever. Gövdeleri dik, tüysüz ve içi bostur. Yapraklari dar, uzun, ince, paralel damarli, sivri uçlu, koyu yesil renklidir. Çiçekler gövdenin ucunda ve yassi bir basak durumunda toplanmislardir. Meyve sarimsi renkli uzuncadir. Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastaliklarda kullanilan önemli bir halk ilacidir. Kökler mesane ve böbrek iltihaplari dahil, mesanedeki tas ve kumlari düsürmek için kullanilan iyi bir idrar söktürücüdür. Idrar arttirici olarak misir püskülü, arpa ile beraber kaynatilarak kullanilir. Hatta köpekler bile agiz ve barsaklarini temizlemek için bitkinin yapraklarini büyük bir zevkle yedikleri için bitki “köpekçimeni” olarak da bilinir. Tarlalarda belirtilen türden baska, buna çok benzeyen büyük ayrikotu (cynadan dactylon) olarak bilinen çesidinin daha kalin kökleri olup, nisasta da tasimasiyla ayrilir ve digeri gibi kullanilir.
Türkiye’de yetistigi yerler: Istanbul, Trakya, Mugla, Anadolu.
Kullanildigi yerler: Kullanilan kisimlari kökleridir. Köklerinde triticin, uçucu yag, müsilaj ve potasyum bulunur.
Şifalı Bitkiler Ve Faydaları
28 Oca
KARAHİNDİBA
Orjinal Adı Taraxacum officinale
Diğer Adları Aslandişi, Keklikotu, Radika, Şeytanarabası
Bilgi
Bileşikgiller familyasındandır. Avrupa, Asya,
Afrika ile Amerika kıtalarında yaygın olan ve ülkemizde genellikle çayırlık
alanlarla yol kenarlarında yetişen, çokyıllık otsu bitkidir. 5-30 cm. arasında
boylanabilir. İçi kengel denilen acı bir sütle dolu uzun kazık kökü, rozet
oluşturan derin dişli yapraklarını ve yapraklardan daha uzunca olan çiçek
saplarını taşır. Bu sapların tepesinde kömeç halindeki altın sarısı çiçekleri
ilkbahardan sonbaharın ortasına kadar açar. Daha sonra çiçek kömeçlerinden
oluşan ve tohumlarını taşıyan beyaz bir top görünüşündeki meyve kapçıkları
en hafif rüzgarda uçup çevreye dağılır. Bitki böylece döküp yaydığı
tohumlarıyla çoğalır.
Karahindiba % 5′e varan yüksek oranıyla en iyi doğal potasyum
kaynaklarından biridir. A ve C vitamini ve nikotinik asit ile türlü mineraller
yönünden de zengindir. Bu nedenle yaprakları salatalara katılıp yenir. Kökü
de, yaşken doğranıp salatalara katılır. Kurutulan kökü birçok ülkede öğütülüp
acı hindiba kahvesi olarak içilir.
KAKULE
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Elettaria carâamomum
Diğer Adları Hemame
Bilgi
Zencefilgiller familyasındandır. Anayurdu
bilinmeyen, ancak Güney Hindistan ile Asya’nın sıcak ve bataklık orman
alanlarında yabani olarak yetişen, çokyıllık duyarlı otsu bitkidir, iklim uygun
olmadığından ülkemizde yetişmeyen kakule, 3-5 m. boylanabilir. Mızrak
biçimli iri yapraklarının üzeri koyu yeşil olup yaprakların altı daha açık yeşil
ve ipeksi görünüşlüdür. Bitkinin sarı renkli küçük çiçekleri, ilkbaharın
ortasından yaz başına kadar açar. Daha sonra bu çiçekler, içinde bitkinin koyu
kırmızı-kahverengi tohumlarını taşıyan 1-2 cm. uzunlukta, üzeri boydan boya
çizgili, soluk yeşil ya da kirli beyaz renkli ve üç hücreli tohum zarfı şeklindeki
meyvelere dönüşür. Bu hücrelerde 5-7 tane tohum yer alır. Tohumlar hoş
kokulu ve baharlıdır. Kakule bitkisi yüksek nemlilik oranı bulunan ve kısmen
gölgelik tropik iklimi olan yerleri, bitek ve sulak toprağı sever. Döktüğü
tohumlarla çoğalır ya da köklerinin bölünmesiyle çoğaltılır.
Kakule tohumları % 4′e varan oranda uçucu yağ ile terpinilasetat, sineol,
limonen, sabinen ve pinen adlı maddeleri içerir. Bu tohumlar hoş kokuları
nedeniyle, öğütülmeden aynen ya da öğütülüp toz haline getirilerek bazı
yemek, ekmek, kurabiye, bisküvi, turşu, likör ve şaraplara katılır. Yakındoğu
ülkelerinde kahveye eklenip “kakule kahvesi” yapılarak içilir. Tohumları
parfüm endüstrisinde de kullanılır.
İNCİÇİÇEĞİ
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler) Orjinal Adı Convallaria majalis
Diğer Adları Mayısçanı, Müge
Bilgi
Zambakgiller familyasındandır. Orta Avrupa’nın dağ
ve ormanlık bölgelerinde yabani ve yaygın olarak yetişen, 15-30 cm.
boylanabilen, sürüngen kökgövdeli çokyıllık otsu bitkidir. Ülkemizde İstanbul,
İzmit ve Toros dağlan bölgesindeki ormanlarda yetiştiği gibi, bazı bahçelerde
de süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Gölgelik ve nemli yerleri seven bitkinin
kökü, rizomundan (kökgövde) çevreye yayılan kökçükler şeklinde; yaprakları
sapsız, elips biçiminde, iri ve geniştir. Her sürgününde iki yaprak yer alır.
Nisan-mayıs aylarında açan küçük beyaz çiçekleri saplı, çan biçiminde sarkık
ve keskin kokuludur. Küçük meyvesi kırmızı renkli ve kokuludur.
İnciçiçeğinin kök, rizom, sap, yaprak ve çiçekleri, yapışkan bitki sıvısı, uçucu
yağ ve glikozitleri içerir. Çiçeklerinden çıkarılan esans, parfüm endüstrisinde
değerlidir.
ISIRGANLAR
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler) Orjinal Adı Urtica türleri
Diğer Adları Dolayan diken, Gidişkenotu, Sırganotu
Bilgi
Isırgangiller familyasının örnek bitkisidir. Dünyanın
tüm ılıman bölgelerine yayılmış Urtica cinsi 50 kadar bitki türünün ortak adı
Isırgan’dır. Bunlardan 5 türü ülkemizde toprağı nemli olan kırlarda, yol ve tarla
kenarlarında, bahçelerde ve duvar diplerinde sıkça görülür, 1 m. kadar
boylanabilen, üzeri ısırıcı tüylerle kaplı, bir ya da çok-yıllık bitkilerdir.
Yaprakları karşılıklı çapraz dizilişli, kenarları dişli, ucu sivri ve oval
biçimlidir. Yaprak koltuklarından çıkan yeşilimsi renkli, tek eşeyli çiçek
kümeleri yaz başından sonbahar başına kadar açar. Isırganın gövdesi dört köşe
kesitli ve tüylü; kökü rizom gibi çok yayılıcıdır. Bitki, döktüğü minik
tohumlarıyla ya da yayılıcı köklerinin fılizlenmesiyle çoğalır.
Isırgan bitkisinin tüm yüzeyini saran ve değildiğinde insan tenini yakan ısırıcı
tüylerinde formik asit ile tüm bitkide histamin, klorofil, asetilkolin, demir ve C
vitamini bulunur. Bazı yerlerde pazarlarda satılan ısırgan, suda kaynatıldığında
yakıcı etkisini yitirdiği, yararlı ve güçlü bir besin olduğu için haşlanarak
ıspanak gibi pişirilip yenir. Kurutulduğunda iyi bir hayvan yemi olur.
HODAN
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Borago officinalis
Diğer Adları Zembil çiçeği
Bilgi
Hodangiller familyasının örnek bitkisidir. Anayurdu
Doğu Akdeniz havzası olup ülkemizde Kuzey ve Batı Anadolu bölgelerinde
yabani olarak yetişmektedir. 30-75 cm. boylanabilen, biryıllık otsu bitkidir.
Yuvarlak kesitli, içi boş ve sert gövdesi beyaz sert tüylerle kaplı olup dallara
ayrılan yapıdadır. Koyu gri-yeşil ve biraz buruşuk yüzeyli yaprakları gövdesi
gibi tüylerle kaplı, oval biçimli ve almaşık dizilişlidir. Beş köşeli yıldız
oluşturan mor-mavi (kimi zaman pembe ve nadiren beyaz) renkli taçyaprakları
ve siyah erkeklik organı olan çiçekleri, salkımlar halinde aşağı doğru sarkarak
ilkbaharda ve yazın açarlar. Kumlu hafif toprakları ve bol güneşli yerleri seven
hodan, döktüğü tohumlarıyla çoğalır. Ancak bazı yerlerde süs bitkisi olarak
yetiştirilir.
Hodan bitkisi saponin, yapışkan bitki sıvısı, tanen, esanslar ve çeşitli
mineraller içerir. Körpe yaprakları salata, peynir ve diğer bazı yiyeceklere
katılır. Bazı yerlerde sebze olarak yenir. Balarılarının beslenmesine çok yararlı
olur.
HERCAİ MENEKŞE
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Viola tricolor
Bilgi
Menekşegiller familyasındandır. Kökeni yabani bir
bitki olan hercai menekşenin melezleri ilk kez Avrupa’da türetilmiş, daha
sonra bitki, gösterişli çiçekleri nedeniyle dünyaya yayılmıştır. Aslında
çokyıllık duyarlı otsu bitki olmasına karşın, en verimli dönemi, tohumundan
yetiştirildiği birinci yılıdır. Bu yüzden bir ya da en çok ikiyıllık olarak
yetiştirilen hercai menekşe bitkisi 20 cm. kadar boylanabilir. Yeşil renkli
gövdesi tabanından başlayarak dallanır. Bu dallar üç köşeli ve içi boştur. Oval
biçimli, uca doğru sivrilen yeşil renkli yaprakları; saplı, tüysüz ve kenarları
tarak kabuğu şeklinde dişli olur. ilkbahardan başlayıp yaz boyunca açan, 5-10
cm. genişlikte olabilen çiçeklerinin, biri yukarı, dördü aşağı bakan, çizgi ve
lekelerle süslü 5 taçyaprağı vardır. Özellikle çok renkli olan kültür hercai
menekşesinin çiçekleri sarı, turuncu, kırmızı, kızıl ve mavinin her tonunda
açar. Olgunlaşan meyvesi, toz gibi olan tohumlarını taşıyan kapsüller
halindedir. Bitki, tohumlanyla çoğalır.
Hercai menekşenin çiçek ve dallarında uçucu yağ, salisilik asit, glikozit,
alkaloit, tanen ve yapışkan bitki sıvısı bulunur.
HARDALLAR
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Brassica (ya da Sinapis) türleri
Bilgi
Turpgiller familyasındandır. Avrupa ve Asya’da
yabani ve yaygın olarak yetişen, sağlığa yararları bilindiğinden en az 2000
yıldır tarımı da yapılan, türlerine göre 30 cm. ile 5 m. arasında boylanabilen
biryıllık dayanıklı otsu bitkidir. Türkiye’de yetişen üç önemli türü Kara hardal
(Brassica: Sinapis nigra), Esmer hardal (Brassica: Sinapis juncea) ile Ak
hardal (Brassica: Sinapis alba)’dır. Bunlardan sağlığa yararlı etkileri en fazla
olan Kara hardalın anayurdu Akdeniz havzası ya da Batı Asya’nın ılıman
bölgeleridir. 1-5 m. arasında boylanabilir. Yuvarlak kesitli, sert ve yeşil renkli
gövdesi vardır. Oval biçimli, sivri uçlu ve yakıcı kokulu yapraklarının üstü
koyu ve altı daha açık yesil renklidir. Yaz ortasında küçük salkımlar halinde
açan sarı renkli çiçekleri, hafif hardal kokulu olur. Küçük, küremsi biçimli
kırmızımtırak kahverengi tohumları, yakıcı kokulu ve tahriş edicidir. Verimli
ve suyu iyi akıntılı toprakları seven kara hardal bitkisi, tohumuyla çoğalır.
Kara hardalın tohumlarında yapışkan bitki sıvısı, yağ, sinapin ile sinigrin adlı
glikozit ve myrosin bulunur. Bu tohumlar ak ve esmer hardal tohumları ile
karıştırılıp ezilir ve un haline getirilir, içine koruk suyu, şarap ya da sirke ile
su, şeker, tuz ve baharat katılarak, özellikle bazı et yemeklerinde, çeşni veren
macun halinde tüketilir.
GÜLLER
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Rosa türleri
Bilgi
Gülgiller familyasının örnek bitkisidir. Rosa
cinsinden 100 kadar türü olan ve genelde kışın yapraklarını döken, çokyıllık
dikenli çalı, ağaççık ya da tırmanıcı bitkilerin adı Gül’dür. Pek çok gül türünün
anayurdu Asya’dır. Ama gösterişli çiçekleri nedeniyle neredeyse tüm dünyada
yaygın şekilde yetiştirilmektedir. Türkiye’de yetişen 25 kadar yabani türü
vardır. Oysa, kültür bitkisi olarak yetiştirilen türleri çok daha fazladır. Gülün,
yuvarlak kesitli yeşil renkli gövdesi, yoğun biçimde dikenlerle kaplıdır.
Almaşık dizili, hafif tüylü ve oval biçimli yapraklarının kenarları dişlidir. Bir
yaprak sapında 3 ila 7 yaprakçık bulunur. Bitkinin, ilkbahardan başlayarak
sonbahara kadar zaman zaman açıp biten beyaz, pembe, kırmızı, turuncu ve
sarı çiçekleri vardır. Ancak, süs bitkisi olarak çok renkli ve katmerli türleri de
yetiştirilmiştir. Güneşli, yarı gölgeli ama rüzgarsız yerleri; suyu iyi akıntılı,
killi ve bitek toprakları seven gül, tohumuyla ve daha çok gövde çelikleriyle
çoğaltılır.
Isparta, Yağ ya da Şam gülü denilen (R. de mascena) gibi bazı güzel kokulu
gül türlerinin çiçeğinin taçyapraklarında uçucu yağ (gül yağı), tanen, gallik
asit, kuersitrin, anthosyanin ve diğer bazı yağlar bulunur. Böyle güzel kokulu
gül yaprakları bazı yerlerde salata ve pastalara konulur. Şurubu, sirkesi, reçeli
yapılarak tüketilir. Gene bu taçyapraklarının damıtılmasıyla elde edilen gül
yağı, parfümeri endüstrisinde yoğun şekilde kullanılır. Türkiye’nin tarımda
önemli bir dışsatım ürünüdür.
FRENK KİMYONU
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Carum carvi
Diğer Adları Karaman kimyonu, Keraviye
Bilgi
Maydanozgiller familyasındandır. Anayurdu Avrupa
ile Batı Asya’dır. Ülkemizde Doğu Anadolu bölgesinde yetişen ve aslında
yabani bir bitki olan frenk kimyonunun Avrupa’da uzun zamandan beri kültürü
yapılmakta, bitki insan eliyle yetiştirilmektedir. 100 cm’ye kadar boylanabilen
ikiyıllık otsu bitkidir. Kazık kökü; dallara ayrılan yapıda, gövdesi ince parçalı,
açık yeşil renkli tüylü yaprakları; yaz ortasına doğru şemsiye biçiminde
kümeler oluşturarak açan sarımsı beyaz renkli küçük çiçekleri vardır, iki tanesi
bir kapsül içinde yer alan kahverengi küçük tohumları hilal biçiminde olup
olgunlaşınca kapsülden dökülürler. Yumuşak toprakları seven frenk kimyonu
bitkisi, döktüğü bu tohumlarla çoğalır.
Frenk kimyonu, karvon ve limonen adlı maddelerden oluşan ve % 6′ya varan
orandaki uçucu yağ ile sabit yağ, reçine ve taneni içerir. Körpe yaprakları
salata ve çorbalara katılır. Kazık kökü sebze olarak pişirilip yenir. Tohumları
ise, yağlı etlerin sindirimine yardımcı olduğu için et yemeklerine, bunlar
pişerken serpilir. Çeşni vermesi için kimi yiyeceklere de katılır.
FESLEĞEN
Kategori (Bitkilerin Faydaları, Bitkilerin Faydalı Olduğu Alanlar, Bitkilerin Kullanıldığı Yerler)
Orjinal Adı Ocimum basilicum
Diğer Adları Feslikan, Irıkan, Peslan, Reyhan
Bilgi
Ballıbabagiller familyasındandır. Anayurdu Güney
Asya’dır. Ancak, Akdeniz havzası ülkeleri ile Türkiye’de Ege ve Akdeniz kıyı
şeridinde sıkça yetiştirilmektedir. 10-40 cm. boylanabilen, biryıllık duyarlı
otsu bitkidir. Kare kesitli, boydan boya kabarık çizgili ve yeşil renkli gövdesi,
bitki tabanına inildikçe kırmızılaşır. Oval biçimli yaprakları kenarları dişli,
sivri uçlu ve koyu yeşil renkli olur. Yaz sonunda açan çiçekleri beyaz; pembe
ya da sarımsı beyaz renklidir. Küçük tohumlan koyu kahverengi ve gözyaşı
biçimlidir. Bitki, tohumuyla çoğalır.
Çok kokulu bir bitki olan fesleğen, bileşimi estragol, linelol, sineol ve pinen
adı verilen maddelerden oluşan ve uçucu bir yağ olan fesleğen esansını içerir.
Bu nedenle koku ve çeşni vermesi için yemeklere pişerken son anda katılır.
Ayrıca sirke yapımında ve salatalarda kullanılır.